Tayfun Önel İzmir ' de doğdu. Marmara Üniversitesi Kamu mezunu olarak öğrenimini tamamladı.
Yaşantısın İzmir, İstanbul ve Bodrum’da geçirdi. Serbest ticaret içinde uzun yıllar çalıştı. Resme ilgisi cocukluk yıllarına uzanır. Hiçbir dönem resimden kopmadan bugüne gelmiştir.
Önceki dönemlerinde, Şeref Bigali, Mustafa Akgün, Ramadan Tuzcuoglu (Ramo) ile çalışmaları ve dostluklar, onların yol göstermeleri, resimlerinde bulunduğu yere gelmesini ve resim karakterinin oluşmasını sağlamıştır. Resimlerinde mavi ve turkuaz ön plana çıkar. Resimlerinde doğa, deniz, hayat konseptlerini canlı, kirletilmemiş ve bir ölçüde vahşi renklerle tuvallere yansıtan sanatçı, 2012 yılından 2021 başına kadar Bodrum’da yasamıştır. Önel, 2021 başından itibaren Ayvalık Cunda' ya yerleşmiş olup, yine deniz, doğa resimlerine, mavilerine, eskiden beri sevdiği bir köşe olan Cunda’da devam etmektedir. Bodrumart üyesi de olan Tayfun Önel "Beyaz Dokunuşlar", "Bodrum Esintileri" gibi kişisel sergiler açmış, karma sergilerde yer almıştır. Eserleri yurt içi ve yurt dışı birçok özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Tayfun Önel atölyesinde renk ve lekecilik anlayışı ile eserlerini üretmeye devam ederek, yeni sergilere hazırlık yapmaktadır.
Kültür Tarihçi Sadık Türksavaş "Bendeki Mavi" sergisi hakkında; "Ucunda yanan parlak bir ışıkla engin denizin mavi derinliklerine kendini bırakan Tayfun Önel'in fırçası, içsel ışığı ile aydınlanan ruhların yaşamı geri çağıran bir dokunuşu gibidir adeta….. Aşka geçit veren bir bedenin, sevgiye yaslanan bir ruhla olan uyumu, dingin bir bakışın içinden süzülerek akar sanki. Renkler ve biçimler edilgen birer taşıyıcılar değil, kendi ışığını kendi üreten enerjik varlıklardır. Tayfun Önel'in Tann Poseidon' öfkelendirecek bir devingenlikten oldukça uzakta seyreden fırçası, algı kapılarını zorlayan bir fırtınaya asla yol açmaz. O'nun beyaz gelinlik giymiş yelkenlileri, kozmik denizde sessiz bir semah dönermiş gibi süzülürler sanki. Bu yelkenliler Odysseus'un seyir halindeki gemisinin önünü kesen gilgin sirenlerin sığlıklarından da oldukça uzakta bulunurlar. Ancak deniz ihtiyar sakin Nereus 'un elli kızının gizemli ezgileri izleyenin kulağında yankılanır durur adeta. Şöyle söylemektedir Tayfun Önel; “Bendeki mavi sudaki sergidir" şeklinde duygularını ve ifadelerini yazmış.
Tayfun Önel Sergileri
2014 Mor Sanat LVZZ otel karma sergi
2015 Bodrum Sanat Galerisi karma sergi
2015 Hakan Aykan Kültür Merkezi Karma Sergi
2015 Sevket Sabanci Kültür MerkeziTurgutreis Karma Sergi
2015 Osmanli Tersanesi Bodrum Kişisel Sergi
2015 Mor Sanat Galerisi Gümbet Sari Yaz Karma Sergi
2017 Mor Sanat LVZZ otel karma sergi
2017 Mavi Liman Datça Karma sergi
2017 Mavi Liman Akyarlar Dernegi Karma sergi
2018 Mor Sanat LVZZ otel Kişisel sergi
2019 istanbul Göztepe Venüs Sanat Galerisi Kişisel sergi
1988 yılında İstanbul’da doğdu.
2015’te Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Seramik bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarında Belçika'daki Provinciale Hogeschool Limburg'da Erasmus programı kapsamında eğitim aldı.
2017 yılında Pedagojik formasyonunu tamamlayarak seramik üretimlerine ve dersler vermeye odaklandı.
Halen kendi atölyesinde seramik üretimleri yapmakta ve dersler vermeye devam etmektedir.
1988 yılında İstanbul’da doğdu.
2015’te Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Seramik bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarında Belçika'daki Provinciale Hogeschool Limburg'da Erasmus programı kapsamında eğitim aldı.
2017 yılında Pedagojik formasyonunu tamamlayarak seramik üretimlerine ve dersler vermeye odaklandı.
Halen kendi atölyesinde seramik üretimleri yapmakta ve dersler vermeye devam etmektedir.
İnebolu'da doğdum,İstanbul'da büyüdüm.Ortaokulu Saint-Benoit, liseyi Galatasaray' da bitirdikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye-Ankara) mali şubeden mezun oldum.
Maliye bakanlığı teftiş kurullarında birsüre çalıştıktan sonra turistik kitap yayıncılığına başladım.Dokuz yabancı dilde, birkısmını kendimin yazdığı Türkiye'yi tanıtıcı yetmişin üzerinde kitap yayınladım.
Şu anda Bodrum'da deniz kenarında, kiraya verdiğim otelimin içindeki evimde devamlı yaşıyorum.Selin adında bir kızım var.
Toplu iğne ile resim yapmaya 2004 yılında başladım.Önceleri çakıltaşı, boncuklarla bir şeyler yaptım.Daha küçük malzeme arayışım toplu iğneyi aklıma getirdi.
Atatürk'ün portresini denedim,oldu; bir anlamda Ata bana yol gösterdi, devam ettim.İğneleri boyamaya başladım,ortaya kullanılan malzeme bakımından DÜNYADA ÖRNEĞİ OLMAYAN tablolar çıktı.
İğneler gölgesini kendileri yarattığı için bakış yerine ve ışığa göre üç boyutlu farklı görünümler veriyor. Zamanla kendi bulduğum tekniğimi geliştirdim, kızımın portresini bile yapabildim. Bir tablo 2-3 ayda tamamlanabiliyor. Çalışmalarımın bir kısmı meşhur eserlerin kopyaları, diğerleri özgün yapıtlardır. Son zamanlarda tualin kenarlarına strafor ekleyerek "tablonun dışına taşmış resimler" de yapmaya başladım.
Müstakil sergiler açtım, birçok karma sergiye katıldım. Hiç denenmemiş bir tarz olduğu için gösterilen ilgi beni cesaretlendirdi.
Her tabloda 60.000 ne varan toplu iğneyi bir boyamak bir de çizmeden tuvale taşımak büyük sabır isteyen bir iş. Sergilerimi gezenlerin '' iğne ile kuyu kazmak '' ,''sabırtaşını çatlatmak '' gibi yorumları bunu özetliyor.
İğnelerin ele batması veya koltuğa düşenlerin üzerine oturmak gibi kazalar olsa da bu hobiye devam kararındayım.
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.